Aşkla ilgili bilgece sözler!

Romantizm üzerine bilgece sözler


1) “Bilim sadece aklın bir dalı değil, aynı zamanda romantizm ve tutkunun da bir dalıdır.”

-Stephen Hawking


Dünya henüz çok gençken, insanlar aşkı kara büyü olarak görürlerdi. Aşkı bir büyü ya da lanet olarak algılarlardı, çünkü aşkı gerçekten anlamamışlardı. Günümüzde ise aşkın kimya olduğu bilinmektedir ve bu da bilimin önemli bir parçasıdır. Aşk, romantizm ve tutkunun bir parçasıdır; çünkü sabahları sevdiğimiz kişiyi görmek için erken uyanmamızı sağlar ve o kişiyle buluşmak için çok uzaklara gitmemize neden olur. Hayatımıza enerji ve mutluluk aşılar; bu sayede kendimizi dünyanın en mutlu insanı gibi hissedebiliriz.


2) “Kendini sevmek, ömür boyu sürecek bir romantizmin başlangıcıdır.”

-Oscar Wilde


Başkalarını sevebilmek için önce kendimizi sevebilmeliyiz. Kendimizi sevmezsek, hayatta hiçbir şey yapmak istemeyiz ve kimseyle birlikte olmak da istemeyiz. Romantizm, yaşam tarzımızın devasa bir parçası olduğu ve uzun soluklu bir süreç olduğu için, başka birini sevebilmek amacıyla kendimizi sevmek, tüm ilişkimizi sonsuza dek etkileyen temel unsurdur. Zaman zaman hepimizin geçmişimizi, bugünü ve geleceğimizi düşünerek kendimize zaman ayırmamız gerekir. İşte bu, inandığımız şekilde hem bizi hem de ruhumuzu sağlıklı kılar.


3) “Erkekler her zaman bir kadının ilk aşkı olmak ister; kadınlar ise bir erkeğin son aşkı olmayı sever.”

-Oscar Wilde


Erkekler her zaman bir kadının ilk aşkı olmak isterler çünkü kadınlar, arka arkaya gelen yaklaşımlarla genellikle daha fazla ilgi gören taraftır. Bir kadının bir erkeğe yaklaşması nadir görülen bir durumdur ve kadınların ilk adımı atmasını asla beklememek çok daha iyidir. Kadınlar, ilişkilerde deneyimli erkekleri istedikleri için bir erkeğin son aşkı olmayı severler. Bir kadın bir erkekle evlendiğinde, sadece bir ev hanımı ya da erkeğin birlikte yaşadığı biri haline gelerek ilişkinin çekim aşamasının tamamen geçmişte kaldığını hissedeceği birçok an olacaktır. Bu, kadınların zor elde edileni oynamalarının nedenlerinden biridir; çünkü sadece flört edip görüşürken bile evliliği önceden düşünürler.



4) “Bir serseri, bir beyefendi, bir şair, bir hayalperest, yalnız bir adam, her zaman romantizm ve maceraya umut besleyen biri.”

-Charlie Chaplin


İster serseri, ister beyefendi, ister şair, ister hayalperest, ister yalnız bir adam olalım ya da kim olursak olalım, hepimiz toplumu psikolojik savaşın kapsamında görürüz. Bu, bu dünyadaki her bir kişinin, nereye gidersek gidelim ve nerede olursak olalım, birbirimizle ilişki kurmak istediğini gösterir. Dışarıdan ilgi görmek istemiyor gibi görünenler bile, içten içe hepsi bunu ister. Romantizm ve macera, psikolojik savaşın çok büyük bir parçasıdır. Bu savaşta başarılı olmak, her şeye sahip olmak demektir; başarılı olamamak ise her şeyi kaybetmek demektir. Bu konuda ne kadar başarılı olursak o kadar çok düşmanımız olur; çünkü rekabet her zaman söz konusudur ve istediğimizi elde eden kazanan olur. Kulağa klişe gelebilir, ancak bu dünyanın içindeyken hissettiklerimizde durum böyle değildir.



5) “Kırılganlık, romantizmin özüdür. Bu, hesap yapmamanın sanatı, aptal görünmeye razı olmaktır; ‘ Ben buyum ve sana, olduğum her şeyimle, ama daha da önemlisi, olmadığım her şeyimle beni kucaklaman umuduyla kusurlarımı gösterecek kadar ilgi duyuyorum.’”

-Ashton Kutcher


Psikolojik savaş dünyasında fiziksel, duygusal veya sistemik zarar, saldırı ya da hasar mevcuttur. Her şey, karşı cinsten ilgi ve dikkat çekmek için birbirimizi alt etmekle ilgilidir.

İşte bu yüzden kırılganlık, romantizmin özüdür. Başarılı olmak için kendimize beyin yıkamamız gerektiğinden, hesap yapmama sanatı, aptal görünmeye razı olma, “ben buyum ve sana, olduğum her şeyimle beni kucaklaman umuduyla kusurlarımı gösterecek kadar ilgi duyuyorum; ama daha da önemlisi, olmadığım her şeyimle de” deme cesareti, hoşumuza gitse de gitmese de almamız gereken bir risktir. Bir kadının, bir erkeğin zayıf yanını gördüğü halde ondan hoşlanması, onu gerçekten sevdiğinin en açık göstergesidir. İşte bu, bir erkeğin yürekten arzuladığı kadın türüdür ve aynı zamanda bir kadının da yürekten arzuladığı erkek türüdür. Bir kişinin zayıf yanını ortaya koyduğunda ona olan ilgisini kaybetmek, o kişinin, en iyi haliyle bile o kişiyi hak etmediği anlamına gelir.